Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği
.

.

 

KADIN BULUŞMASI

Lale Devri ile başlayan ve Tanzimat’la 
resmi bir kimlik oluşturan batılılaşma hareketi önemli sosyal değişme süreçlerin
e sahne olmuştur.

Tanzimat döneminde ilerleyen Batı tüm Osmanlı aydınlarının dikkatini çekmiş, batıya yetişmek politik ve toplumsal hedeflerin başında gelmiştir. Bu açıdan bakıldığında Tanzimat fermanı siyasal bir söylem olmaktan çok sosyo- kültürel sonuçlar doğurmuştur.

Tanzimat, toplumsal değişme süreçlerinin aileye yansımalarının somut örneklere yöneldiği ve  kadının sosyal statüsünün değişime uğradığı  bir dönemdir. Bu dönem, kendinden sonraki modernleşme hareketine basamak teşkil etmesi açısından da önemlidir.

Batılılaşmanın yalnız yeme, içme, giyinme vb. bir yaşam biçimi olarak algılandığı bu dönemde O zamana kadar yerilen, kötü görülen alenen İçki içmek, kumar oynanmak ve kadınlarla dans etmek medeniyet göstergesi sayılarak meşruiyet kazanıyordu.

Gazete ve dergiler ise eski yaşam tarzının  bütün ünitelerinde önemini yitirdiğine batılı yaşam biçimlerinin bizi daha medeni yapacağına ilişkin değerlendirmeler yaparak değişimin sosyo- kültürel zeminini hazırlıyorlardı.

Aile içi ilişkiler gevşemiş, özgürlük ve bireycilik öne çıkmaya başlamış, çekirdek aileye doğru bir geçiş yaşanmaya başlamıştır.

Batı rüzgarı kadın statüsüne ilişkin yeni anlayış ve uygulamaları da beraberinde getirmiş, kıyafetler renklenmiş, çeşitlenmiş, ince ve şeffaf giyime geçilmiştir.

Erkeklerin de kılık-kıyafeti değişmiş, sakallar-bıyıklar kesilmiş ve ya kısaltılmıştır.

Fransızca kelimeler dilimizi istila etmiş,  Çocuklar batılılaşma adına, hıristiyan dadılara teslim edilir olmuş, yabancı kadınlarla evlenmek ulaşılmak istenen medeniyete hızla kavuşma imkanlarından biri olarak görülmüştür. Kısaca Tanzimat’la birlikte batılılaşma ve medeniyet adına çok kötü bir taklid , geleneksel yaşam biçimlerini tehdit etmeye başlamıştır. Tanzimat’la başlayan Batılılaşma hareketi Cumhuriyetle birlikte devlet politikası haline getirilerek sosyal değişim hızlandırıldı.

Modernleşmenin dinamosu olan elit sınıf kendi modernlik anlayışına uygun kurum, inanç ve davranışları geniş kitlelere benimsetmeyi amaç edindi ve Modern olmayı, başlı başına bir kimlik göstergesine dönüştürerek dayatmaya başladı.

Bunu tasvip etmeyenler ise sistemin dışına itilerek bazı haklarından mahrum bırakıldı.

Böylece değişimi talep edenlerle, değişime direnenler arasında kutuplaşmalar yaşanmaya başladı. Ancak ne batılılaşmayı isteyenler batıyı tam anlayabildi, ne de buna direnenler batılılaşmaktan kurtulabildi.

Yine de bu mücadeleden en fazla zarar gören dindar kadınlar ve genç kızlarımız oldu. Kabul görmeyen kimliğimiz yüzünden maruz bırakıldığımız sıkıntılar: yaşanan hayal kırıklıkları, yıkılan umutlar, etkilenen eğitim, iş, siyasi, sosyal ve aile hayatımız...

Kısacası yaşamak istediğimiz hayat ile yaşamak zorunda bırakıldığımız hayat arasında sıkışıp kalan bizlerden çalınan hayatlar ve umutlar.. Demokrasi, insan hakları, liberalizm kavramlarının bolca kullanıldığı 21. yy’da maruz bırakıldığımız problemler ülkemiz açısından da son derece utanç verici.

Bizler Gerek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan doğan haklarımız, gerek yasalarımızda yer alan din ve vicdan özgürlüğünden doğan haklarımız, gerekse de CEDAW, PEKİN gibi uluslar arası anlaşmalardan doğan haklarımızı talep etmek için buradayız. Ayrıca herkesin kendine demokrat olduğu ülkemizde en az bizlere yapılan haksızlıklar kadar diğer insanlara yapılan haksızlıklara da hayır diyebilmek için buradayız.

Bu bizim hem İslam olmaktan hem insan olmaktan doğan yükümlülüğümüzdür.

İşte “Kadın Buluşma”ları gerek kadın olarak, gerek insan olarak bu hak arayışlarının zorunlu bir sonucu olarak  ortaya çıkmıştır.

 

“KADIN BULUŞMALARI”NIN AMACI

Türkiye genelinde aynı hassasiyeti paylaşan kadınların iletişim ve bilgi akışını sağlamak, problemlerimizin tesbitinde ve çözümünde istişare, dayanışma ve işbirliği içinde olmak,

ortak projeler ve eylem planları belirlemek ve uygulamalarını takip etmek,

Kısacası, sorunlarımızı tespit edip, kadınlar ve insanlık lehine dönüştürmek,

Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşı olan herkes gibi eşit statüde yer almak, ülkemizde kimseyi dışlamadan, kimse tarafından da dışlanmadan insanca yaşamak istiyoruz. Zira,

Ne zamanki bir toplantıda aile desek, kadını eve hapsetmek istiyorsun diyorlar,

Eğitim hakkı dediğimizde, laik cumhuriyete karşısın diyorlar,

Başörtülü kadınlar diye cümleye başlasak, bölücülük yapma diyorlar,

Din eğitimi ya da imam hatipler dediğimizde, gericilikle suçluyorlar

Özgürlük desek, başörtüsünün en baştan bizi zaten köleleştirdiğini söylüyorlar,

Kardeşlik, dostluk, sevgi desek, takiyye deyip niyet sorgulaması yapıyorlar,

Ne zaman kendi problemlerimizi dile getirsek, burası yeri değil diyorlar.

Bizlere yönelik bu akıldışı ayrımcılığı giderebilmek için kendi haklarımıza yine kendimiz sahip çıkmalıyız.

Bu gün toplumların içindeki farklı cinsler, gruplar ve sınıflar kendileri için daha adaletli, eşit şartların hakim olduğu bir yaşam talep ediyorlar. Bu çerçevede sosyal hayatın her alanında eşitsizliğin mağduresi olan biz kadınlar problerimizin çözümünü başkalarından beklemek yerine çeşitli kanallar aracılığıyla mücadele etmek zorundayız. Yoksa varolan durumun kendiliğinden değişmeyeceğini bilmek durumundayız.

İşte bu nedenle bu organizasyon bizim için çok önemli.

Keza kadın sivil toplum kuruluşları olarak ön yargılardan uzak ortak sorunlar çerçevesinde birlikte hareket edebilirsek ancak  gerçek bir sinerji yaratabiliriz.

Bu noktada geleceğe umutla bakmak bizlerin verdiği mücadeleye bağlı olacaktır.

 

 

KATILDIĞIMIZ ULUSLARARASI SEMPOZYUMLAR

ULUSLARARASI GÖRÜŞMELER

KADIN BULUŞMALARI

KADIN ÇALIŞMALARI

GÖKKUŞAĞI İSTANBUL
KADIN PLATFORMU


ZİYARETLERİMİZ

GEZİLER

DİĞER ETKİNLİKLER

MEDYA

KADIN BULUŞMASI
I-II-III-IV-V'in ÖZETİ

 “Kadın Buluşma”larının  ilkini 31 Mayıs 2003’te Başkent Kadın Platformu, Turkuaz ve İLK-DER’in evsahipliğinde  ANKARA/ KIZILCAHAMAM’da gerçekleştirdik. Daha çok tanışma ve kaynaşmaya yönelik olan bu toplantıda ortak problemler dile getirildi, Türkiye’nin kadın gündeminin takip edilmesi ve örgütlü bir işbirliğinin gerekliliği üzerinde duruldu.

II. Buluşma 17- Ekim 2003 tarihinde Çorum Ensar Vakfının evsahipliğinde gerçekleştirildi. Bu toplantıda bizleri en çok etkileyen Çorumlu kardeşlerimizin performansı idi. Ayrıca bu toplantı tanışmaların arkadaşlığa ve dostluğa dönüşmesi açısından da önemliydi. Burada “Kadın Buluşma”larının bir üst yapıda örgütlenme meselesi çeşitli açılardan tartışıldı. Buluşmaların geleceği, yapılmak istenenler ve yapılabilecek olanlar üzerinde fikir teatisi yapıldı ve 3. Buluşmanın somut bir konu üzerinde olması noktasında karara varıldı.

III. Buluşma Akdeniz Hanımlar Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin ev sahipliğinde Türk Diyanet Vakıf-Sen Kadın Kolları ve Başkent Kadın Platformu işbirliğiyle gerçekleştirilmiştir. Konu: “Diyanet Teşkilatında Kadın Personel İstihdamı ve karşılaşılan sorunlar ile Diyanet camiasının kadına bakışı” olarak belirlenmişti. Diyanet İşleri Başkan ve yardımcısının davetli oldukları halde toplantıya iştirak edememiş olmaları nedeniyle hazırlanan raporlar daha sonra kendilerine iletildi.

Ayrıca bu toplantının serbest bildiriler bölümünde;

İslam ve Terör kelimelerinin yanyana telaffuz edilmesinin dahi mümkün olmadığı,

Yurt dışında okuyan öğrencilerin serüveni,

Sokak çocuklarının dramı,

Avrupa ülkelerinde başörtüsü yasakları gibi konulara da yer verildi.  

IV. Buluşma Hazar Grubu, Hayat Sağlık Vakfı, Özlen-Der, Hanımlar İlim Ve Kültür Derneği, Türk Diyanet Vakıf Sen ve Ak-Der’in organizasyonu ile 7-8-9 Mayıs’ta İstanbul Family Otelde gerçekleşti.

Konu “2004 Dünya Aile Yılı” olması nedeniyle “AİLE” olarak belirlenmişti.Bu toplantıda: Ailenin nimetini de külfetini de çeken bizler aile hakkında ne düşünüyoruz?
Aile değerlerimiz nasıl bir kaymaya uğruyor?
Sorunlarımız neler?
Bu sorunların çözümü için birlikte bir şeyler yapabilir miyiz?
gibi soruları birlikte cevaplandırmaya çalıştık.

V. Toplantı  1-2-3 Ekim 2004’de “Uzaklar Yakın Olsun” sloganı ile Batman’da gerçekleştirildi.  Organizasyonunu Başkent Kadın Platformu, Memur-Sen ve Mazlum-Der’in üstlendiği  bu buluşma Batman özelinde Güneydoğulu kadını tanımayı, dertlerine ve sıkıntılarına ortak olmayı amaç edinmişti.

Toplantıda hem Batmanlı kadınları tanıma hem de bu bölgeye yönelik çalışma yapan STK’ların çalışmalarını öğrenme imkanı bulduk.

Serbest bildiriler bölümünde Kadın ve Hurafeler, Peygamberimizin Hanımlarına Davranışları Konulu iki bildiri sunuldu.