BATILILAŞMA HAREKETİ
Batıyla yaptığı savaşlarda 17.yy'a kadar hep galip
gelen Osmanlılar, bu tarihten itibaren sürekli
Batıya yenilmelerinin tesadüfi olmadığını anlayarak
kendilerinden şüphe etmeye başladılar.
Osmanlılar 1700’lü yıllara kadar dış politikaya önem
vermemiş fakat 18. yy'da dış temsilcilikler
oluşturma ihtiyacı hissetmişlerdi. Bu temsilciler
geri döndüğünde önemli görevlere getirildiler.
Batıya hayranlık duyulan bu yıllarda yabancı dil
okulları açıldı ve elemanlar yetiştirildi.
Osmanlı’nın geri kalmasının sebebi, içine kapanarak
dış dünyayla adeta ilişkisini kesmesidir. Öte
taraftan da Batı dünyası yaygın bir ticaret ağı
kurmuş ve bazı sömürgeler oluşturmuştu. Önceleri
teknolojik açıdan Batıyla doğu arasında pek fark
yokken, Osmanlı’nın el dokuma tezgahlarına karşılık
buharla çalışan makinelerin alternatif olarak ortaya
çıkması, Batının askerlik yanında ekonomide de fark
atmasına yol açtı. 9. yy da güçlenen Rusya’ya karşı
İngiltere, sömürge yollarını kontrol altında
tutabilmek için Osmanlı yanlısı politika izlemiştir.
Bir İngiliz dayatması olan Tanzimat 1838’de
başlamış, 1870’lerde İngiliz taraftarı olan
Tanzimatçı bürokratları Abdülhamit’in tasfiye
etmesiyle son bulmuştur.
Alman-Fransız savaşından galip çıkan Almanya,
Osmanlı’dan faydalanmak istemiştir. Bu durum
Abdülhamit’e İngilizlere karşı politika değişikliği
fırsatını vermiştir. Ayrıca halifelik makamını
kullanarak Müslüman sömürgelerle ilişki kurmuş,
bunun neticesinde İngilizler sömürgelerinin
ellerinden çıkacağı korkusuyla Fransızlar ve
Ruslarla beraber ittifak yapmışlardır.
Birinci Dünya savaşından sonra Türk topraklarının
paylaşılması planından dolayı İngilizler bu savaşa
Türk veraset savaşı adını vermişlerdi. Rusya’daki
Bolşevik ihtilaliyle bu plan tamamen
uygulanamamıştır.
Osmanlının yıkılışı ve ardından ortaya çıkan
oluşumlar özetle böyle bir çerçevede
değerlendirilebilir. Bu çerçeveyi görmezlikten
gelmek Batılılaşmayı olağan karşılamak demektir.
Batı sistemiyle karşılaşmak kaçınılmaz ise de
sadece bilimsel yapısını, teknolojik ve ekonomik
imkanlarını kullanmamız yeterlidir. Osmanlı
devletinin yıkılıp T.C’nin kurulmasıyla büyük bir
güç merkezi ortadan kaldırılmış ve bir şekilde
Türkiye’nin Osmanlı mirasçılığı elinden alınarak
cezalandırılmıştır.