|
YÜREK DEVLETİ
Bugün sizlerle
yürek devletini,
yani sevgiyi
konuşacağız. Bu
iki kelimeye
dikkat ederseniz
ikisinin de
önemli anlamları
olduğunu
görürsünüz.
Organ olarak
yürek anatominin
konusudur. Et,
kemik ve sıvı
insanın beşer
boyutudur.
İnsanı insan
yapan ruhudur.
İnsanı
değerli kılan
ise yüreği,
aklı, kalbi,
inanç duygusu ve
düşüncesidir.
Bunları çekip
alın, insanda
beşer kalır.
Ulvi olan insani
boyutunu ise
kalp temsil
eder.
Kalbin yerini
size gösterip
şuradadır
diyemem. Çünkü
kiminin kalbi
beyninde,
kiminin
göğsünde,
kiminin
cebindedir. Kalp
bir nükleer güç
merkezidir.
İnanç orada
başlar. İnsana
şah
damarından daha
yakın olan
Allah’ı
konuk edecek
kapasitededir
kalbimiz.
Kalbi iyi
tanımlamak için
aklıda iyi
tanımak
lazımdır. Aklı
kalbin yaydığı
ışınlardan bir
ışındır. Akıl
bir merkezin adı
değil bir
eylemin adıdır.
Dünyayı ukbaya,
zahiri batına,
aşkını içkine ve
kişiyi Rabbine
bağlar.
Beden bir
ülkeyse başkenti
yürektir, bu
ülkenin gözü,
kulağı, dili
taşrasıdır.
Başkentte kim
iktidarsa
taşrada da
iktidar odur. Bu
başkentte ya
iman iktidardır
ya şeytan. Bu
ikisinin
koalisyonu
olmaz. Kimin
iktidarda
olduğunu
azalarınızdan
anlarsınız.
Yüreğiniz nereye
gitmek istiyorsa
ayağınız oraya
gider. Sizi
yönlendiren
kalbinizdir.
Her iktidarın
bir hazinesi
vardır. İmanın
yürekteki
iktidarının
hazinesi “sevgi”
dir. Sevgi
yüreğin ölümsüz
bir meyvesidir,
sonsuzdur. Ancak
sevginin de
sahtesi olur.
Gerçek sevgi
insanı özgür
kılar, sahte
sevgi ise insanı
tutsak
eder,köleleştirir.
Sahte sevgi
yüreğin bir
zinciri olan
tutkudur. Eşya,
şöhret, makam,
mevki v.b
tutkular akılla
aranızdaki bağı
kopardığından
yüreği yok eder.
Sahabenin
arasında hiç
meczup gördünüz
mü? Bir tane
bile
bulamazsınız.
Çünkü onlar ak
sevdanın, gerçek
Allah sevgisinin
erleriydi. Ak
sevda akıl ile
kalp arasındaki
bağı koparmaz.
Sevginin
kaynağının Allah
olması ve hiçbir
sevginin bunun
üstünde olmaması
gerekir. Bütün
sevdiklerini,
O’nun için
seveceksin.Yani
eliniz kârda,
gönlünüz daima
yarda olacak.
Allah bir
toplumdan elini
çektiği zaman
gönüller çok
basit şeylerle
ilgilenir. İnsan
haddi aştı mı
şeytan bile
insana
besmeleyle
yaklaşır.
Dünyayı
ukbaya bağlayan
aklı devreden
çıkardığımızda
ahiretle
bağlarımızı
koparırız.
Böylece
pusulasız,
kaptansız bir
gemi gibi yol
alırız. Hayat
gemimizi akıl
bağı ile iman
limanına
bağlamak
zorundayız.
Akla sarıldığı
zaman
imanı,imana
sarıldığı zaman
aklı yok saydı
insanoğlu.
Halbuki bizler
ne dini
akılsızlaştıran
Hıristiyanlar
gibi, ne de dini
kalpsizleştiren
Yahudiler gibi
olabiliriz.
İslam bu
ikisinin
arasındadır. Ve
bizler öyle
olmak
zorundayız.
Allah hepimizi
meleklere has
özellikler ve
güzelliklerle
donatsın. |