|
GÜNÜMÜZ VE
İSLAM’DA KADIN
Küreselleşme
ile bütün
sınırlar, yerel
kültürler,
dinler ortadan
kaldırılarak bir
dünya
vatandaşlığı
oluşturmaya
çalışıyor.
Bu bir hayaldir,
yapmayı değil
yıkmayı
hedeflemektir.
Günümüzde
gruplar arası
kavganın nedeni,
birbirlerini
anlayışla
karşılamak
yerine kendileri
gibi yapma
çabasındandır.
Onlar ve biz
neyi
hedeflemeliyiz?
Farklı
algılayışı
kaldırıp bir
olayı mı yoksa
farklılıklar
içinde beraber
olmayı mı?
Farklılıklar
içinde bir araya
gelmeyi kabul
etmesek de
anlayış
gösterebilmeliyiz.
İki grup
konuşurken biri
diğerini kabul
etmiyorsa, ancak
kendisi gibi
olduğu sürece
ona hayat hakkı
tanıması
gerektiğini
düşünüyorsa
problem var
demektir.
İslam’da böyle
bir problem
yoktur.
İslam’a göre
insanlar
arasındaki
sınır,
iman-küfür
sınırıdır.
İslam’da biz ve
onlar vardır,
küfrün berisinde
kalanların hepsi
“biz” in
parçalarıdır.
İslam’ın
buradaki farkı,
ötekilere hayat
hakkı
tanımasıdır.
Ötekilerden
bizim gibi
olmalarını,
bizim
sevdiklerimizi
sevmelerini
isteyemeyiz.
Öyle ki bir
mümin erkek, eli
kitap bir
hanımla
evlendiğinde,
hanım İslam’ın
hoşgörüsüyle
dinine ait bütün
ibadetlerini
yapar.
Demek ki İslam
yeni dünya
düzencileri gibi
karşısındakini
yok etmek yada
ilhak etmek gibi
bir şey
dayatmaz.
Bunu kavrayan
Mü’min şefkatli
olur.
Bugün
Müslümanlardan
bir kısmı
herhangi bir
meselenin haram
olup olmadığını
önce Kur’an’a
bakarak anlamaya
çalışır, orada
bulamazsa
sünnete
başvurur, orada
da yoksa haram
olmadığı
sonucuna varır.
Bir başkası ise
fıkıh kitabına
bakarak haram
olduğunu söyler.
Böylece bir konu
hakkında farklı
görüşe inanan
iki grup oraya
çıkar. İşte
burada ihmal
edilen nokta
şudur; bu iki
insan veya grup
anlaşmazlıklarını
çözümlemek ve
aralarındaki
ilişkiyi
belirlemek üzere
Kur’an’a
bakmıyorlar.
Halbuki bu
durumda yine
Kur’an’a
bakılmalıdır ki
problem
çözülebilsin.
Hıristiyanlıktaki
tartışmaların
aksine İslam,
kadın ve erkek
arasında mahiyet
bakımından fark
görmez,
ikisinin de önce
insan olduğunu
söyler. Kadın ve
erkek birbirine
denktir ve
paylaşım
alanında da bir
denklik söz
konusudur.
Peygamberimiz de
kadın ve erkek
arasında
bağlayıcı görev
bölüşümü
yapmamıştır.
Buradan
anlaşılan kadın
ve erkeğin
görevlerinin
belli bir
şablona
bağlanmadığıdır.
Bugün sizler
Müslüman
hanımlar olarak
Allah’ın
kullarından
istediği içtimai
hizmetlerde
bulunmak üzere
yola çıktığınız
için hocanız
olarak sizin
çalışmalarınızı
destekliyorum. |