Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği

.

.

 

BİROL VURAL

 

BİREYSEL GELİŞİM 


Hayat bir bütündür ve bu yüzden hayatın tüm alanları birbirine etki eder, yaşadıklarımız da bizim ruh halimizi, huzurumuzu etkiler. O bakımdan bu çalışmaları değerlendirirken yaşanan her unsuru ele almalı ve hayatı bütün olarak değerlendirmeye çabalamalıyız.

Bizler üzerimize aldığımız sorumluluklardan dolayı zaman zaman evimizi, eşimizi, çocuklarımızı, büyüklerimizi ihmal ediyoruz ve birileri de bizim bu açıklarımızı kapatmaya çalışıyor. Ama belirli bir noktada artık onlarda tıkanıp tamir edemez hale gelebiliyorlar. Aslında sorumluluklarımızı yerine getirmezken kendimize göre makul gerekçelerimiz ve sebeplerimiz var. Fakat buradaki problem, kendimizi karşımızdakine yeterince iyi ifade edememiş olmamız.

İnsanlarla olan iletişimimizde problem yaşayıp tıkanma noktasına geldiğimiz zaman tartışmayı sürdürmek yerine başka yollara başvurup çözüme ulaşmalıyız. Mesela bu tür durumlarda sempatik yollar bulmalı ve hemen uygulamaya koymalıyız. Bizler yeterince esnekliğe sahip olabilirsek, sıkıştığımızda iki tarafı da yumuşatabilecek şirinlikler yapabilirsek problemleri kolayca aşabiliriz.
1400 yıl öncesine gittiğimizde bizim kültürümüzde bu konuyla ilgili referanslara ulaşabiliriz. Hz. Peygamber; "Hepiniz çobansınız ve hepiniz birbirinizden mes’ulsünüz” buyurarak herkesin, kendi bulunduğu ortamda sorumluluklarının olduğunu vurgular. Buradan çıkarabilecek sonuç ise; her insan sorumluluk sahibi, dolayısıyla her insan seçkin, önemli, değerlidir. Bunun için çocuklara da değerli olduklarını hissettirebilmeliyiz. Belki çocuk ona alınan oyuncaklar ve eşyalar sebebiyle değerli olduğunu hissedebilir ama önemli olan ona duygusal olarak da değerli olduğunu anlatabilmektir. Eğer çocuğunuza, dünyaya gelmeden öncesini ve dünyaya geldiği anı dünyaya geldikten sonra aile olarak size ne gibi zenginlikler kattığını anlatırsanız çocuğa duygusal olarak da değerli olduğunu hissettirebilirsiniz.
Hepimiz, özgüvenimizi elde etmek, başkalarıyla doğru bir iletişim kurabilmek için kendimizin değerli olduğunun farkına varmalıyız.

Karşılıklı iletişimde önemli bir faktör; beden dili:
İletişimde doğru algılama, karşımızdakine doğru cevaplar verebilmek için gereklidir. Toplumda ailevi, ekonomik, siyasi, v.s. hadiseleri doğru anlayabilirsek doğru yorumlayabiliriz.
İletişim kurmada karşımızdakini doğru anlamak kadar kendimizi doğru ifade edebilmek de önemlidir. Ben size kendimi ne kadar doğru anlatabiliyorsam sizin bana olan bakışınız o derece doğru bir bakış olur. 
İletişimde beden dilini kullanmak ve muhatabımıza tam olarak yönelmek Hz. Peygamber’ in de önem verdiği bir noktadır. 

Olumlu cümleler kurun.
İletişimde bir takım hatalar yaptığımız muhakkak. Önemli olan hataları düzeltecek metotları öğrenmek ve hatalarımızı telafi etmek için gayret göstermektir. Hatalarda ısrar etmek iletişimin kopmasına sebep olur. Konuşurken özellikle emreden ve hükmeden ifadeleri kullanmaktan kaçınmalıyız. Bu tarzla biz karşımızdakinin hatasını söyleyip vazgeçmesini söylerken ya onu tersini yapmaya davet ediyoruz ve olumsuzluk yaratmış oluyoruz ya da kişinin kendisini değersiz ve zavallı hissetmesine sebep oluyoruz.
Olumsuz cümleler kurmak da iletişimi koparmak için geçerli bir nedendir. Mesela telkinlerde; “yere tükürme!”, “hız yapma!”, “sigara içme!” gibi olumsuz ifadeler kullanıyoruz. Bunların yerine başka kelimeler bulabiliriz. Başkalarıyla olan diyaloğumuzda yapılmaması gerekenleri değil yapılması gerekenleri söylemeliyiz ve mutlaka olumlu cümleler kurmalıyız. Bilgisayar kullananlar bilirler, Bilgisayara sadece yapması gereken komutları veriyorsunuz, yapmaması gerekenleri değil!

 


AYLIK PROGRAM ARŞİVİ


DİN

TASAVVUF

FELSEFE

TARİH

İKTİSAT

SİYASET

KADIN VE AİLE

PSİKOLOJİ

DİĞER KONULAR

NE DEDİ

Hazar Grubu’nun çalışmalarının kendi çalışmalarımla örtüştüğünü görmekten sevinç duydum. Uzun nefesli çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Birol Vural

 

Burada yer alan metinler, konuklarımızın programda yaptıkları konuşmalarının bir özetidir.