|
İMAN
İmanın,
“inandım”
demekle
bitmediğini hep
düşünmüşümdür.
Kur’an’ın imana
verdiği
ehemmiyeti ne
yazık ki biz
aynı
hassasiyetle
İslami
eğitimlerde
vermemişiz.
İmanın ne tarz
bir şey olduğu
hususunda kavram
eksikliğimiz
var. Manevi bir
kavram olan
imanın özünde
insanın yapısını
ve imanı tanıtım
halini çok iyi
bilmek gerekir.
Bizim Kur’ an’
la tanışmamız
Fatiha’ yla
olmasına rağmen,
metin itibarıyla
Kur’ an, Sure-i
Bakara’ dan
başlar. Fatiha
bir önsöz, bir
özet
mahiyetindedir.
Kur’ an’
ın muhteviyatını
Sure-i Bakara’
dan öğreniriz.
Bu sureye
baktığımızda
fevkalade bir
şeyi tesbit
ediyoruz. Bir
din kitabının
ilk ayetinden
“ey insanlar bu
kitap sizi
hidayete
çıkarmak için
benim tarafından
bildirildi” diye
bir hitap
beklenirken,
Allah kitabının
başında “işte o
beklenen müthiş
kitap budur ve
bu kitap
muttakileri
hidayete
erdirir”,
buyurmaktadır.
Bir mü’ min
imanla,
tasavvufla,
sevgiyle
hayatını
sürdürürken bu
ayeti hiç
unutmamalı.
Çünkü ittika
sahibi
olunmadıkça Kur’
an’ dan fayda
beklenmez. Allah
muttakiyi “gayba
inananlar, namaz
kılanlar ve
infak edenler”
diye tarif
ediyor. Yani
Cenab-ı Allah,
ancak bu üçünü
yaparsanız ben
sizi hidayete
erdiririm diyor.
Bir sonraki
ayete
bakıldığında
“Allah’a
inananlar değil
de, gabya
inananlar” diye
başlıyor. Bunun
üzerinde iyi
durmak lazım.
İman dediğimiz
hadise gayba
inanmaktır. |